TÜRK MUTFAĞI TARİHİ
YEMEK ve SOSYAL HAYAT
KARDEŞ MUTFAKLAR
HALK MUTFAĞI
TARİFLER / REÇETELER
MALZEMELER
 
 
 
 
MAKALELER
SÖZLÜK
BİBLİYOGRAFYA
ADRESLER / LİNKLER
 
 
MAKALELER   Makaleler Sayfasına Geri Dön
 
Batı Trakya Türkleri’nin Geçmişten Günümüze Beslenme Kültürleri
 
Vahide Kalyoncu
 

Ev hanımları, 9.00 ile 11.00 saatleri arasında arkadaş,  eş-dost,  komşu ile bir araya gelip Türk kahvesi içerler. Kahvenin yanında bisküvi veya börek türü yiyecekleri de tüketirler.  Kahveye çok düşkün olan Batı Trakya Türklerinden bazıları  “Sabah yataktan kalkar kalmaz aç karnına önce cezveyi ateşe koyup sıcak bir kahve içtiğimiz de oluyor”  demektedirler.  Gün içerisinde 7-8 fincan kahve içenler de bulunmaktadır.

Yemek öğünleri içerisinde en önemli öğün 14.30-15.30 saatleri arasındaki öğle yemeğidir. Yarım gün çalışma (siesta)  saatinin uygulandığı Batı Trakya’da öğle yemeklerinde;  tek tür yemek,  çorba,  etli kuru baklagil,  etli- kıymalı sebze,  dolma,  sarma,  makarna,  hamur işi,  yoğurt,  turşu,  salata,  meyve v.b. gibi mevsimine uygun tamamlayıcı yiyecekler ile sofraya getirilir.  Sofralarda yemeğin fazla,  ekmeğin tüketimi ise az olmakla dikkat çeker.

Yemekler sofra mendili yayılarak tepsi içinde yerde yenir ya da masada servis yapılır. Bazı bölgelerde ve özellikle düğün,  mevlit gibi törenlerde yemekler tek tabakta sofraya konur.  Yine çataldan fazla, kaşığın kullanıldığı görülür.  Çoğunlukla tek tabakla ya da tek çeşit yemek ikram edildiği için bu kesimlerde yemek tabakları biraz büyükçedir.

Öğle yemeği saati aynı zamanda ailenin bir araya geldiği öğün olduğu için, çocuklara sofra ile ilgili görgü ve bilgilerin de verildiği öğün olma bakımından önemlidir.

Öğle yemeğinden sonra evde, varsa evin kızı ya da gelini isteyen herkese Türk kahvesi pişirir. Yemekten sonraki saatler dinlenme saati olduğu için bu saatlerde kimse birbirine gitmez, hatta telefonla bile zorunlu olmadıkça saat 17.00’den önce kimse aranmaz. Saat 14.30’dan 17.00’ye kadar çarşılardaki kahvehaneler ve dinlenme yerleri hariç birçok lokanta bile kapalıdır.Öğle yemeği saati geç olduğundan akşam için öğleden kalan yiyecekler varsa,  yanına çorba veya yoğurt gibi hafif yemekler konur. Akşam yemeği için özel yiyecek pişirenler oldukça azdır. Evde küçük çocuk,  yaşlı ve hastası olanlar öğünlere daha fazla önem verirler.

Batı Trakya’da beslenme kültürü unutulmadan kısaca değineceğimiz bir konu da ev dışında yemek yenilen yerler olmalıdır.

Gençler ve erkekler akşamları çoğunlukla  “tostçu”  denilen döner satılan dükkânlardan fast food usulü beslenirler ya da arkadaşları ile tavernalara (Yunanistan’da içkili lokantalar) gidip orada patates kızartma,  ızgara et, salata gibi yiyecekleri tüketirler

Kasabada sabah, öğle, akşam öğünlerini ailece bir arada geçirenlerin sayısı az olmasına rağmen, köylerde özellikle akşam yemeklerinin ailece yenilmesine dikkat edilmektedir.

Gümülcine’de akşam öğünü olarak çoğunlukla yoğurt - ekmek,  meyve,  sarımsaklı yoğurt- ekmek,  süt, bisküvi, börek,  bitki çaylarının tüketildiği görülmektedir.

Gece yatmadan evvel ilerleyen saatlerde acıkıldığında ise genelde süt, meyve gibi hafif yiyecek ve içecekler tüketilmektedir.

Beslenme kültüründe tek tip yiyecek satışı ile topluma hizmet veren yerleri de belirtmek gerekir.  Lokantalar çeşitli yemekleri yaparak hizmete sunarken tatlıcı,  çorbacı,  tavukçu,  dönerci  (tostçu),  köfteci,  kebapçı,  lahmacuncu,  börekçi,  pastacı ve bu gibi sadece tek tip yiyecekleri hazırlayıp hizmete sunan yerler de bulunmaktadır. Bu tür yerleşik lokantalardan başka  ‘kantina’ denilen gezici arabalarda da yiyecek-içecek satışları yapılmaktadır. Özellikle köy düğünlerinde her zaman bu arabaları görmek mümkündür. Buralarda;  döner, köfte, patates kızartma, çerez gibi birçok yiyeceğin yanı sıra çeşitli içecekler de satışa sunulmaktadır.

Lokantalarda sabah kahvaltısı olarak paça,  işkembe,  kelle ve tavuk çorbaları tercih edilmektedir. ‘Siesta’  çalışma saatinin uygulandığı Batı Trakya’da bu saatlerde yiyecek satan yerlerden dönerci  (tostçu),  tatlıcılar  (Zaharoplastio), taverna, kafeterya, balık ve içki mezeleri ile servis yapılan yerler açık bulundurulmaktadır. Bunların dışında içkisiz yiyecek satışı yapan yerlerde Cumartesi - Pazar dışında hafta içi 07.00 – 14.30 arasında yemek satışı yapılmaktadır. Genelde soydaşlarımızca işletilen içkisiz lokantalar ve kebapçılarda; Tekirdağ köfte,  lahmacun,  şiş kebap,  tavuk şiş,  tavuk ve et döner,  kaşarlı – peynirli karışık pastırmalı – kıymalı pideler ise özellikle son yıllarda daha da yaygınlaşmıştır. Bunlardan istenirse paket yaptırılıp alınabileceği gibi evlere,  işyerlerine de servisler yapılmaktadır. Sabah kahvaltısı için tercih edilen çorba çeşitlerinden başka börekçiler de kahvaltı saatlerinde yoğun bir şekilde satış yapmaktadırlar. Buralarda;  peynirli,  kıymalı,  ıspanaklı,  kremalı börek türleri bulunmaktadır. İçecek olarak da kakaolu süt ve meyve suları tercih edilmektedir.

Gümülcine’de çarşı içinde ya da çarşıya yakın yerlerde soydaşlarımıza ait lokantalarda en çok tercih edilen yiyecekler şöyle sıralanabilir.

Tarihi Çukur kahvenin yanında her sabah kendine özgü görüntüsü ve lezzeti ile dikkat çeken iç pilavlı gömlek sarmasını tatmanız gerekir.  Tüm lokantalarda;   bamya,  taze fasulye,  patlıcan musakka,  imambayıldı, tas kebabı, güveç, fırında tavuk, ızgara köfte, arpacıklı tavuk eti, biber - domates dolması,  patates kızartması,  haşlama et,  türlü,  kuru fasulye,  kabak tatlısı,  revani,  tulumba tatlısı,  irmik helvası gibi yiyecekler hazırlanır. İçecek olarak ise öncelikle ayran,  ardından ise asitli içecekler tercih edilmektedir.    

Yiyecek alışverişi günümüzde çoğunlukla büyük marketlerden,  alışveriş merkezlerinden,  kasaba ve köy pazarlarında bakkal,  hal gibi yerlerden yapılmaktadır. Özellikle köylerde kasalı gezici,  hoparlörlerle anons ederek;  sebze,  meyve ve diğer ihtiyaçların satışını arabalardan yapmaktadır. Dağ köylerinde bazı kişiler,  gezici arabalara kendi ürettikleri yumurta, sebze, meyve, tereyağı, peynir gibi yiyecekleri takas ederek karşılığında ihtiyaçları olan malzemeleri alırlar.

Açık taze süt satın almak isteyenler için ise bisiklet ya da motosikletlerine metal süt kazanları yerleştirmiş olan satıcılar vardır. Satıcı istenildiği kadar miktarı kişilerin kapılarına kadar götürüp kendi ölçü kabı ile ölçüp satar.

  Sayfa : [1] 2   sonraki sayfa
 
 
  ARAMA Anasayfa | Hakkımızda | Telif Hakları | İletişim | Site Haritası
 
(c) Yayın Hakkı 2011 Turkish Cultural Foundation
Turkish Cultural Foundation | Turkish Culture | Turkish Music Portal | Turkish Culture Shop