Kardeş Mutfaklar
Türklerin, İç Asya kökenli bir topluluk olarak tanınmalarına rağmen 9. yüzyıldan itibaren Ön Asya, Kafkaslar, Orta doğu ve Anadolu’da sürdürdükleri yaşam sayesinde, yalnızca Asyalı bir toplum olarak sayılamayacakları ortadadır. Yukarıda sayılan coğrafyadaki yerleşik kültürlerle çok yakın bir ilişki içinde oldukları da muhakkaktır. Kısa süre içinde bir imparatorluk kurmaları ile birlikte yönetim ilişkileri, kültürel ilişkilerle perçinleşmiş ve çok sayıda toplulukla kültür alışverişinde bulunmuşlardır. Komşu Mutfaklar olarak ele aldığımız ve örneklendirdiğimiz yemek kültürlerinin yanında, bu kültürlerle iç içe geçmiş, Türk topluluklarının özgün mutfaklarının da ele alınmasında yarar görüyoruz. Kardeş Mutfaklar olarak değerlendirdiğimiz bu yemek kültürleri, Türklerin damak zevklerinin geniş bir coğrafyadaki yansımaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Birbirinden farklı adlarla anılan bu toplulukların yemek-içmek alışkanlıkları ne biçimde oluşmaktadır? Bu insanların damak zevkleri hangi yönlerde gelişme göstermiştir? Çevresel faktörlerin yanında kimliğin yemek kültürüne etkisi ne olmuştur? sorularının yanıtını bu bölümde bir nebze dahi olsa bulabileceğimizi düşünüyoruz.
Yemek kültürünü en fazla etkileyen öğeler olan coğrafya ve iklim, insanın beslenme alışkanlıklarında ve ihtiyaçlarında önemli bir yer tutar. Ancak bununla birlikte topluluğun tüm kültürel değerleridir onun damak zevkini oluşturan. İç Asya'dan, Balkanlar'a, Kafkaslar'dan Ege sahillerine kadar, Türkmenlerin, Tatarların, Azerilerin, Özbeklerin vd. nasıl bir mutfak kültürüne sahip olduklarını bu bölümde bulmak mümkün olacak. |